Karşılaştırmalı ve Üstünlük Dereceleri: Seçim Yapmak
İngilizce ders adı: Comparatives & Superlatives — Making Choices
İngiliz İngilizcesinde kıyaslama yapmayı öğrenin. -er/-est ekleri, more/most kullanımı ve düzensiz sıfatlarla doğru cümleler kurun.
Bu derste, İngiliz İngilizcesinde karşılaştırmalı ve üstünlük derecelerini kullanarak seçimlerinizi nasıl ifade edeceğinizi öğreneceksiniz. Fiyatları, evleri veya telefon tarifelerini karşılaştırırken doğru kelimeleri ve dil bilgisini kullanma becerisi kazanacaksınız.
Bu derste ne öğreneceksiniz
✓-er/-est eklerini ve more/most yapılarını doğru kullanmayı öğrenirsiniz.
✓Better, worse gibi düzensiz sıfatlarla kıyaslama yapmayı pratik edersiniz.
✓Günlük hayatta farklı seçenekleri İngilizce olarak karşılaştırma becerisi kazanırsınız.
✓'Than' kelimesini karşılaştırma cümlelerinde doğru yerde kullanmayı öğrenirsiniz.
Yaklaşık 15 dakika
Cheaper, Faster, Better
British life is full of comparisons: 'Aldi is cheaper than Waitrose', 'the train is quicker than the bus', or 'this is the best deal on the market'. Whether you're choosing a flat, a phone plan, or a supermarket, you need comparatives to weigh up your options. They also help you understand the adverts trying to persuade you to switch providers. The rules are simple once you know which adjectives take '-er' and which take 'more'. Let's look at how to make the right choice in English.
Türkçe
İngiliz hayatı karşılaştırmalarla doludur: 'Aldi, Waitrose'dan daha ucuzdur', 'tren otobüsten daha hızlıdır' veya 'bu piyasadaki en iyi fırsattır'. İster bir daire, ister bir telefon tarifesi veya bir süpermarket seçiyor olun, seçeneklerinizi değerlendirmek için karşılaştırma sıfatlarına ihtiyacınız vardır. Bunlar ayrıca sizi hizmet sağlayıcınızı değiştirmeye ikna etmeye çalışan reklamları anlamanıza da yardımcı olur. Hangi sıfatların '-er' ve hangilerinin 'more' aldığını bildiğinizde kurallar basittir. İngilizcede doğru seçimi nasıl yapacağımıza bir göz atalım.
Words for Comparing
English
Türkçe
cheaperThis supermarket is cheaper than the one near my flat.
daha ucuzBu süpermarket, dairemin yakınındakinden daha ucuz.
more expensiveLiving in London is more expensive than living in Leeds.
daha pahalıLondon'da yaşamak, Leeds'te yaşamaktan daha pahalı.
biggerThe second flat has a bigger kitchen.
daha büyükİkinci dairenin mutfağı daha büyük.
betterThis phone plan is better value than my old one.
daha iyiBu telefon tarifesi eski tarifemden daha avantajlı.
worseThe traffic is worse on Friday evenings.
daha kötüCuma akşamları trafik daha kötü oluyor.
the quickestThe Underground is the quickest way to get to work.
Comparatives & Superlatives
İki şeyi karşılaştırırken 'comparative' yapılarını, bir şeyin bir gruptaki en üstün olduğunu belirtirken ise 'superlative' yapılarını kullanırız. Kısa kelimelerin sonu değişirken, uzun kelimelerde 'more' veya 'the most' kullanılır.
'More cheap' demeyin!
✓ The bus is cheaper than the train.
✗ The bus is more cheap than the train.
✓ My new flat is better.
✗ My new flat is more good.
Not: Karşılaştırma yaparken her zaman kelimeden sonra 'than' kullanın, asla 'from' demeyin.
🔒
Etkinlik — Doğru Kelimeyi Seçin
Boşlukları doldur, ilerledikçe cevaplarını kontrol et. Ücretsiz hesap gerekiyor.
🔒
Çalışma kitabı
Bu dersin yazdırılabilir çalışma kitabı — üzerinde adın yazılı. Ücretsiz hesap gerekiyor.
Viewing a Flat in Manchester
Agent: So, what did you think of the first flat?
Murat: It was nice, but this one is bigger and brighter.
Agent: It is. The kitchen here is more modern, too.
Murat: True. Is the rent higher than the first one?
Agent: Slightly — fifty pounds more a month. But the bills are lower because the heating is newer.
Murat: And the commute? Which one is closer to the tram stop?
Agent: This one. It's about five minutes — much quicker than the first flat.
Murat: That's the most important thing for me. My current commute is the worst part of my day.
Agent: Then I think this is the better choice. The local shops are cheaper here, as well.
Murat: That's good to know. Is the deposit the same?
Agent: Yes, it's exactly the same. Shall we go back to the office and sort out the paperwork?
Murat: I agree. Let's do it.
Türkçe çeviri
Agent: Ee, ilk daire hakkında ne düşündünüz?
Murat: Güzeldi ama burası daha büyük ve daha aydınlık.
Agent: Öyle. Buradaki mutfak da daha modern.
Murat: Doğru. Kirası ilkinden daha mı yüksek?
Agent: Birazcık — ayda elli sterlin daha fazla. Ama ısıtma sistemi daha yeni olduğu için faturalar daha düşük.
Murat: Peki işe gidiş geliş? Hangisi tramvay durağına daha yakın?
Agent: Bu daire. Yaklaşık beş dakika — ilk daireye göre çok daha hızlı.
Murat: Benim için en önemli şey bu. Şu anki gidiş geliş yolum günümün en kötü kısmı.
Agent: O halde bence bu daha iyi bir seçim. Buradaki yerel dükkânlar da daha ucuz.
Murat: Bunu bildiğim iyi oldu. Depozito aynı mı?
Agent: Evet, birebir aynı. Ofise dönüp evrak işlerini halledelim mi?
Murat: Bence de. Hadi yapalım.
Shopping Around
The British love a good bargain, and comparison websites are big business in the UK. Sites like Compare the Market or MoneySuperMarket are famous for their funny TV adverts featuring meerkats or dancing businessmen. People use these sites every year to find cheaper car insurance, better energy deals, or the fastest broadband. It is very common to 'shop around' rather than staying loyal to one company.
Türkçe
İngilizler kelepir alışverişi severler ve karşılaştırma web siteleri Birleşik Krallık'ta büyük bir sektördür. Compare the Market veya MoneySuperMarket gibi siteler, mirketlerin veya dans eden iş adamlarının yer aldığı komik televizyon reklamlarıyla ünlüdür. İnsanlar her yıl daha ucuz araç sigortası, daha iyi enerji fırsatları veya en hızlı geniş bant interneti bulmak için bu siteleri kullanırlar. Tek bir şirkete sadık kalmak yerine 'fiyat araştırması yapmak' çok yaygındır.
🔒
Comparing Options with Emma
İngiliz yapay zekâ öğretmene sesli söyle, telaffuzun için geri bildirim al. Ücretsiz hesap gerekiyor.
🔒
Write About Your Daily Choices
Cevabını yaz, düzeltmeleriyle birlikte puanlansın. Ücretsiz hesap gerekiyor.
Now actually practise it
Reading a lesson is the easy half. A free account unlocks the parts that make it stick — listen to every word in a British accent, test yourself on the quiz, and use it in a live conversation with Emma. Your progress is saved and the words come back for review before you forget them.